O bakanlıktan 6 bin kişi çıkarıldı

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişiminden bu yana Sağlık Bakanlığından 6 bin kişinin memuriyetten çıkarıldığını söyledi.
11 Ocak 2017 | 10 ay Önce

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişiminden bu yana Sağlık Bakanlığında 9 bin 673 personelin görevden uzaklaştırıldığını, bu kişilerden 6 bin 315’inin kamu görevinden çıkarıldığını, 2 bin 414’ünün göreve iade edildiğini, açığa alınan 944 personelle ilgili incelemenin sürdüğünü bildirdi.

Akdağ, sağlık muhabirleriyle “2016 Yılı Değerlendirme Toplantısı”nda  bir araya geldi.

Yıl içinde 33 bin sağlık personeli ataması yapıldığını ifade eden  Akdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından terör örgütü mensuplarının Bakanlık  içinden temizlenmesi için önemli bir mesai ayrıldığına dikkati çekti.

Şu ana kadar 9 bin 673 personelin görevden uzaklaştırıldığını bildiren  Akdağ, “Bunlardan 6 bin 315’i memuriyet görevinden, kamu görevinden çıkarılmış  durumdadır. 2 bin 414’ü göreve iade edilmiştir, 944 personel hala açıktadır.  Onlarla ilgili incelemelerimiz devam ediyor.” diye konuştu.

Akdağ, tüm bakanlıklarda ve kamuda olduğu gibi FETÖ/Paralel Devlet  Yapılanması, PKK ve diğer örgütlerle mücadelenin titizlikle yürütüldüğünün altını  çizerek, kimse mağdur edilmeden ilgili kişilerin sağlık kuruluşlarından  temizleneceğini ve yola devam edileceğini vurguladı.

“Terör örgütleri, uluslararası güç oyunlarının kullandıkları  maşalardır”

Son aylarda yoğunlaşan terör olaylarının belli sebepleri olduğunu,  Türkiye’nin bölgede güçlü olmasının istenmediğini söyleyen Akdağ, şunları  kaydetti:

“Ben içişleri bakanlığı yapmadım ama içişleri bakanlarıyla beraber her  hadisede olay mahalinde oldum. Özellikle sağlık hizmetlerinin yöneticisi ve krizi  gidermek için, doğru biçimde ele alınması açısından genellikle bölgeye gittim.  Aslında dikkat ederseniz, sağlık bakanının şöyle bir rolü var, Allah korusun, bir  yerde deprem olduğunda, sağlık bakanı da oraya gider. Bir araç kazası, tren  kazası olduğunda, o işle ilgili bakan oraya gider ama mutlaka sağlık bakanı da  gider. Bir terör saldırısı olduğunda içişleri bakanı da oraya gider, sağlık  bakanı da oraya gider. Buna şundan dolayı işaret ediyorum, bu pozisyon itibarıyla  Türkiye’de terörün hangi amaçlarla ve nasıl yürütüldüğünü çok iyi anlatabilmek  gerekiyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren terörist unsurlar FETÖ/Paralel Devlet  Yapılanması, DAEŞ, PKK ve bunun uzantısı olup PKK’ya destek olarak Türkiye’ye  terörist gönderen PYD, DHKP-C, TİKKO gibi örgütlerin hepsi taşeron örgütlerdir.  Bunlar, terör örgütleri, uluslararası güç oyunlarının, Türkiye üzerinde  emellerine ulaşmak için kullandıkları maşalardır.”

“HDP’li milletvekillerinin iradeleri, kendi ellerinde değildir”

HDP’li milletvekillerinin durumuna ilişkin değerlendirme yapan Akdağ,  “Bugün HDP”li milletvekillerinin iradeleri mesela, kendi ellerinde değildir. PKK  terör örgütünü yöneten eller, maalesef bir siyasi partinin içerisine kadar  uzanmaktadır.” dedi.

Son aylarda, bu hususta hukukun etkin mücadelesine şahit olunduğunu  belirten Akdağ, bu noktada herkese görev düştüğünü söyledi. Akdağ, “Burada bize  düşen bir iş var. Bu unsurları, devletten temizlemek. Bir taraftan da milletçe  dayanışma içerisinde bu taşeron örgütlere, bu hain örgütlere karşı mücadeleyi  devam ettirmek durumundayız.” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın önemine vurgu yapan Akdağ, şöyle  devam etti:

“Biz, Kuzey Avrupa’nın nüfusu 3 milyon ya da 5 milyon olan ülkesi  değiliz. Onun için bir arada olacağız, birbirimize sahip çıkacağız. Allah  korusun, hiç kimse bir diğerini ötekileştirmeyecek. Çünkü bizim Türkiye’den başka  sığınacak toprağımız yok, altında gölgelenebilecek başka bir bayrağımız yok.  Bizim sığınabileceğimiz hiçbir üke yok. Onun için bu örgütlere karşı hep birlikte  hareket etmeliyiz.

Yaşam tarzları birbirinden farklı olduğu için bir gün camiye, öbür gün  Reina’ya, öbür gün polise, öbür gün vatandaşlara bombalı saldırıları düzenleyen,  canlı bomba eylemleri yapan kişilerin asıl hedefinin, milleti birbirine karşı  ‘sen ocusun, sen de öbür taraftasın’ diye bakmasına yol açmaya çalıştıklarını  unutmamalıyız ve bu oyuna gelmemeliyiz.”

Önceki İçerikUzmanlar tavsiye etti, fiyatı arttı
Sonraki İçerikRekabet Kurulu’ndan dünyaca ünlü şirkete ceza!

Düşünceniz ?