Kamudaki FETÖ hücreleri mi devreye girdi?

FETÖ itirafçısı bir vali yardımcısı ve kaymakamın sözlerinden yola çıkan Gazeteci Resul Kurt önemli bir konuya değindi.
09 Kasım 2017 | 1 ay Önce

Gazeteci Resul Kurt, FETÖ itirafçısı bir vali yardımcısı ve kaymakamın “Vatandaşın resmi kurumlardaki işlemleri mümkün olduğunca aksatılacak. Yoksullar için verilen sosyal yardımlar sürüncemede bırakılarak, insanların devlete karşı öfkelenmesi sağlanacak” itirafından yola çıkarak önemli bir konuya değindi.

FETÖ HÜCRELERİ DEVREDE
Uyuyan FETÖ hücrelerinin bu talimata şu anda harfiyen uyduklarını Resul Kurt, iddiasını da şu sözlerle destekledi:

“7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti İstanbul 3. Bölge’de milletvekili adayı olarak parti yönetimine ilettiğim telefona çıkmayan bürokratlar, vatandaşı bezdiren kamu görevlileri, işleri savsaklayarak gereksiz cezalarla vatandaşı devlete küstüren görevliler gibi sahada gördüğümüz sorunların aynen bugünlerde yeniden yaşanmaya başladığını üzülerek görüyorum. O dönemde genel sağlık sigortası, yoksul, engelli ve 65 yaş maaşıyla ilgili yaşanan sorunları iletmemize rağmen bürokrasideki FETÖ’cü unsurların siyasetçileri nasıl olumsuz yönlendirdiğinin canlı şahitleri halen duruyor. ”

ERDOĞAN TEK BAŞINA
Son günlerde FETÖ ile mücadelenin iyice durulduğunu ifade eden Kurt, “Herkes Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın tek başına mücadele etmesini bekliyor, hiç bir bürokrat elini taşın altına koymuyor. Bürokraside rakiplerini tasfiye etmek isteyenler, bir koltuğa talip olanlar, sevmediği ya da arsız-uğursuz işlerine engel gördükleri veya geçmişte husumet yaşadığı memurları FETÖ’cü olarak ihbar ederek koltuğunu sağlama almaya çalışıyor. Bürokrasiye karalama, tezvirat, iftiranın baskın olduğunu görüyoruz. “ ifadelerini kullandı.

İŞLER YOKUŞA SÜRÜLÜYOR
Kamudaki görevlilerin vatandaş ile olan diyaloglarına dikkat çeken Kurt, vatandaşların bıktırılmaya çalışıldığı izlenimi edindiğini ifade etti. Kurt, “Trafik uygulamalarından denetimlere, zabıtadan memura, Maliye’den gümrüklere, belediye şoföründen, yabancı çalışma iznine, EDS cezalarından araçlardaki cam filmi yasağına, olağanüstü vergi artışlarından kamu kurumlarının hizmet kalitesindeki düşüşlere, resmi kurumlarda vatandaşa kötü muameleden vatandaşın işlerinin lüzumsuz şekilde yokuşa sürülmesine kadar hep bir frene basıldığı, işleri yokuşa sürdüğü, vatandaşı bıktırmaya çalışıldığı izlenimi var. “ şeklinde konuştu.

Kurt sözlerine şöyle devam etti:

“Sabahın 7-8’inde en işlek caddelerde trafiği tek şeride düşürüp uygulama yapılmasını açıklayabilecek var mı? Gereksiz şekilde polis aracını mesai saatlerinde en işlek caddelere parkedip iki şeritte zar zor akan trafiği tek şeride indirmenin mantığı var mı? Sabah trafiğinin en yoğun olduğu saatlerde yol bakım işçilerinin ana arterlerde bakım yapmaları çok mu elzem, trafiğin azaldığı başka vakit yok mu? Son aylarda trafikteki kaos sizlerin de dikkatini çekmiyor mu? Maşallah trafik çekicileri de boş durmuyor, vatandaşı mağdur etmek için çalışıyor!

Zaten zor bir dönemden geçen esnafı denetleyip haksız ve hukuksuz bir şekilde ve özellikle işyerini kapattıracak kadar ağır cezalar yazılmasını izah edebilecek var mı? Bir kamu görevlisi denetlediği işverene “işyerini açarken bana mı sordun?” diyebilir mi? Bu cesaret ve öz güveni nerden alıyor? 18 Ekim’de Süleyman Özışık’ın ‘Yaşanan süreç, bana Gezi eylemleri öncesindeki durumu hatırlatıyor’ diyerek kaleme aldığı ‘Kasım ayında ne olacak?’ başlıklı köşe yazısında özetle dile getirdiği “son günlerde eften püften nedenlerle uygulanan cezalar, belediyelere bağlı zabıtaların esnafa nefes aldırmaması, yaşlı başlı insanların tezgahları tarumar edilmesi, vergi dairelerinde, belediyelerde ve diğer kamu hizmetlerinde hizmet alamadığını söyleyenlerin oranı katlanarak artması….. Birileri sanki bir patlama noktası oluşturmak için, ‘Yeter artık’ dedirtmek ve milleti sokağa dökmek için ortamı ısıtmaya çalışıyormuş gibi geliyor” diyor sayın Özışık. Son aylarda kamu kurumlarında vatandaşa verilen hizmet verilme süreleri iki üç katına uzadı, yani işler geç yapılıyor ve adeta savsaklanıyor. Vatandaşı bıktırma operasyonu bürokrasi eliyle yapılıyor. Zabıtasından temizlikçisine, müfettişinden denetçisine, müdüründen memuruna, kanuni işi bile yokuşa sürmeler, yasaya aykırı talep, denetim ve uygulamalar. Ve gerçekten de normal değil bunlar”

Önceki İçerikDolarda hareketli dakikalar! Sert düştü
Sonraki İçerikBursa’daki fabrika sahibi tutuklandı

Düşünceniz ?