“Hüzün, Sorumluluk, Girişimcilik”

Bir kitapçının önünden geçerken okumayı çok istediğiniz kitap gözünüze takılıp, ancak yeterince paranız olmadığı için onu alamadığınız bir an yaşadınız mı? O anda yaşadığınız hayal kırıklığını sizden başka kimsenin yaşamadığını düşünüyorsanız yanılıyorsun. “Kitap Sponsorum Olur Musun?” projesi, işte bu hayal kırıklığını yaşayıp, başkalarının özellikle gençlerin yaşamaması için Murat Aşan tarafından geliştirildi. Araştırmacı İbrahim Doğruyol, projenin peşine düştü ve belki de binlerce kişinin kitap sahibi olmasına kapı aralayacak çok özel röportajını sizler için gerçekleştirdi
103

Zaman kavramının hızla tüketildiği günümüzde, bireysel tatmin yetersizliğinin sebep olduğu vurdumduymaz yaşantılarımız arasında bireysellikten sıyrılıp, bencillikleri gömerek oluşan yücelikten baktığımızda gördüğümüz sorumluluk duygusudur. O, zirve beşerin insanlık yolculuğudur.

Günümüz anlam karmaşasından sıyrılarak şuuruna varanını harekete geçiren, insanı yaşadığı topluma, çevreye duyarlı hale getiren düşüncenin işlevsellik kazanıp davranışa dönüşmesine sosyal sorumluluk diyoruz.

Gerçekliğe döndüğümüzde çevreye ve topluma ciddi zararlar üreten marka kuruluşların dahi gündemlerinde tuttukları sosyal sorumluluk sürdürülebilir imajları için adeta bir zorunluluk haline bürünmüştür. Bu minvalde hayır kurumlarına yapılan bağışlar bile büyük bir reklam gösterisine dönüşüp markanın kasasına misli ile geri dönmektedir.

Zorunluluktan öte markasal kaygılardan arınmış sorumluluk şuurunu vizyonunda taşıyan kurumların, kuruluşların varlığı kadar sorumluluğunu yüreğinde taşıdığı hüznünden alan kişilerin varlığı da karanlığa yakılan bir meşale misalidir. Bu düşünce ile projeler hazırlayıp paydaşlar edinerek insanlığın yürüyüşüne katkı sunan isimlerden birisi de Murat Aşan. Kendisi ile projeleri üzerine konuşma imkanımız oldu, istifadenize sunalım istedik.

Murat Aşan’ı tanımak istersek neler söylersiniz?

Yaramazlıklar ve haylazlıkları ile bir çocukluk geçirmek üzere 1984 yılında dünyaya merhaba dedim. İlkokuldan sonra kendi tercihim ile İmam Hatip’e yazılıp fakat düz liseye geçiş yapan çalışkan ama okuldan kaçan birisiydim. Mahallenin delikanlıları ile vakit geçirip kalabalıkların arasında işe yarama telaşında koşturmaya devam ederken Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yerel Yönetimler bölümünden dünyayı okuma gayreti ile mezun oldum. Yedi yıldır bir sivil toplum kuruluşunda koordinatörlük görevini yürütmekteyim. Ayrıca kurucusu olduğum bir strateji araştırma danışmanlık ajansında da çalışmalarımı yürütüyorum.

Sizi özetleyen üç vizyon kelimeniz nelerdir?

Hüzün, sorumluluk, girişimcilik.

Neden sorumluluk?

Beni harekete geçiren bir hüzne sahip olduğumu düşünüyorum. Eksikliklerim hüznümü besleyen gıdalardır. Eksikliklerimi yaşadığım çevrede ve toplumda da görünce bir şeyler yapmanın gerekliliği kaçınılmaz oluyor. Geriye kalan ise girişimcilik. Yapmamız gereken biraz cesur olmak. Harekete geçip eksikliklerimizi tamamlamak için sorumluluk şart. Zihnim sürekli hareket halinde. Olumsuzluklar beni harekete geçiriyor.

Sosyal sorumluluğu nasıl tanımlıyorsunuz?

Sadece kendin için düşünmemek, sadece kendin için üretmemek ve sadece kendin için yaşamamaktır. Farkında olma durumu ile davranmaktır. Sahip olduğundan vermek, infak etmek, paylaşmaktır. Sürdürülebilir kaliteli bir toplum yaşamı için bunlar şarttır.

Size sosyal sorumluluk duygusunu kazandıran ilham kaynağınız nelerdir?

Değerli bir hüzne sahip olduğumu düşünüyorum. Hüznümü besleyen eksikliklerim, yapmam gerekirken yapamadıklarımdır. Bir de müzik dinlemek hüznümü besliyor, özellikle enstrümantal fon dinlemek. Hüznüm beni derin düşünmeye davet ediyor, derin düşündükçe yeni fikirler doğuyor ve projelere dönüştürebiliyorum onları.

Dinlediğiniz favori enstrümantaller hangileri?

Kopuz, Kabak Kemani, Yan Flüt .

Sosyal sorumluluk projelerinizi gerçekleştirirken karşılaştığınız problemler nelerdir?

İsmet Özel’in bir tespiti var “elalem ne der diye bir putumuz var” diye. Bazı projeleri uygularken bu faktör beni esir alabiliyor. İnsanların istemsiz yaklaşımları umut kırıcı olabiliyor.

Bazı projelerin finansı geniş bütçeler gerektirebiliyor. Ve bu durumu istenilen sürede aşamayabiliyorum. Yine koordinasyon kopukluğu projelerin işleyişini yavaşlatabiliyor.

Sosyal sorumluluk projesi uygulayıcılarının düştüğü en büyük hata nedir sizce?

Heyecanla yola çıkıp düşünmeden hareket etmektir. Proje için heyecan etkili bir faktördür fakat proje tamamen bir plan ve koordinasyon işidir. Projenin sürdürülebilirliği önemlidir. Düşünmeden hareket etmek projeyi amacına ulaştırmaz.

Gerçekleştirdiğiniz “Kitap Sponsorum Olur Musun?” adlı sosyal sorumluluk projenizin hikayesi nasıl?

Bu projem aslında benim bir vefa borcum gereği hissettiğim sorumluluk ile başladı. Bir yılı aşan bir süredir devam ettirdiğim bir proje. Üniversiteyi okuduğum dönemde bir abimizin vesilesiyle yüreği, düşüncesi, fikri güzel başka bir abimiz ile tanışmak kısmet oldu. Söz kitaplardan açılınca bu abimizden bana kitap sponsoru olmasını talep etmiştim. Sağ olsun kendisi beni kırmadı ve bu talebimi kabul etti.

Yöntem şu şekilde gelişti: Ben her ay A kitapevine gidip istediğim dört kitabı alıyorum ve parasını bu abimiz ödüyor. Ve ne hikmettir bilinmez bu abimiz hiç sorgulamadı beni, ben kitapları aldıkça o parasını ödedi. Belki çok farklı bir güven davranışıydı bu. Velhâsıl-ı Kelam bahsettiğim bu abi belki beni unuttu ama ben, onu da bana yaptığı güven dolu iyiliği de unutmadım. Bende şimdi vefa borcumu ödemek için “ Kitap Sponsorum Olur Musun” isimli projeyi hayata geçirdim.

Bu projenizin amacı nedir?

Okuyarak değer üretmenin her geçen gün azaldığı bir toplumda yaşıyoruz. Zaman buldukça okuyoruz, okumak için zaman oluşturmuyoruz maalesef. İnsanın fikren en üretken olduğu zamanlar öğrencilik yıllarıdır. Öğrencilerimizin bilgiye sahip olmaları dolayısı ile erdemli düşünmek ve tutarlı davranışlar sergilemek için okumaya teşvik etmek istiyorum. Bunun oluşması için de sponsorlarımı vesile ederek onların farkındalıklarına ve sorumluluk  bilinçlerine katkı sunmuş olacağım.

Bu projenizin paydaşları kimler, kriterleriniz neler, nasıl bir proje?

Projeden özellikle üniversite öğrencileri faydalanıyor. Kitap konusu tercihi öğrencinin kendisine ait, dilediği kitabı tercih edebiliyor. Kitapları internet üzerinden istedikleri adrese sipariş veriyoruz. Her öğrenci her ay ortalama iki kitap alabiliyor.

Sponsorlarımızdan ise yirmi beş lira talep ediyoruz aylık olarak. Buda ortalama iki ya da üç kitap’a tekabül ediyor.

Öğrenci proje kapsamında alıp okuduğu her kitabın analizini yapıyor, bu konu ile ilgili açtığımız web sayfamızda analizini bizlerle paylaşıyor. İsteyen gerçek ismi ile isteyen mahlas ad ile analiz yapabiliyor.

Bir öğrenci projeden en fazla bir yıl faydalanabiliyor. Okuduğu kitabın analizini zamanında yapmayan öğrenci artık projeden faydalanamıyor.

Ayrıca web sayfası ya da sosyal medya üzerinden, okunan ortak kitaplar ile ilgili münazaralar yapılıyor. Bazen münazaraları belirlenen bir mekânda da yapma imkânımız da oluyor.

Öğrenciler aldıkları kitaplarla kendi kütüphanelerini oluşturabildikleri gibi isterlerse başka kişilere de hibe edebiliyor.

Bu proje ile kaç sponsora ulaştınız ve mesleki anlamda daha çok hangi statüdeki kişiler sponsor oluyor?

Şu anda mevcut sponsor sayımız elli bir e ulaştı. Her meslek statüsünden sponsorumuz var. Asgari ücret gelirli sponsorlarımızdan tutun da üst düzey gelir seviyesine sahip sponsorlarımız mevcut. Ülkemizin birçok ilinden ulaştığımız veya bize ulaşan sponsorlarımız var.

Bu projeden istifade eden kaç öğrenci var şuan?

Bu sayı iki yüz elli’yi aştı. Yine ülkemizin her ilinden öğrencilerimiz mevcut.

Bu proje ile ne kadar kitap okundu, okuyucuların geri dönüşleri nasıl oldu?

Yine dört yüz’ün üzerinde kitap okundu. Bize gelen İki yüz elli’ nin üzerinde kitap analizini web sayfamızda yayınladık. Web sayfamız kitapanaliz.org. Okuyucularınız bu adresten analizlere ulaşabilirler.

Projelerinizi hangi iletişim kanalları ile duyuruyorsunuz, paydaşlarınızla nasıl iletişim kuruyorsunuz?

Bu konuda özellikle bireysel ilişkiler, gayretler ve geniş bir çevreye sahip olmak çok önemli. Sosyal medya bu noktada işimizi kolaylaştırıyor. İletişim çağındayız, internetin sunmuş olduğu iletişim araçlarını kullanıyoruz. Paylaşımlarımızı, mesajlarımızı görsellerle destekleyebiliyoruz ki bu da etkili oluyor. Bunların yetersiz kaldığı noktalarda telefon vazgeçilmez bir iletişim aracı olarak imdadımıza yetişiyor.

“Kitap Sponsorum Olur Musun” projeniz ne kadar daha devam edecek?

Projemiz bir sistematiğe oturdu. Sistematiğe oturmuş bir projenin sürdürülebilirliği uzun olur. Sponsorlarımız bizi canı gönülden destekliyor. Öğrencilerimiz okuma konusunda gayretli, analiz noktasında başarılılar. Ve paydaş talebimiz sürekli artmakta. Sonuna kadar bu projeyi sürdüreceğiz.

Başka sosyal sorumluluk projeleriniz var mı olacak mı?

Bir hafta önce başlattığım yeni bir proje var; “Denemeye Değer” isimli. Ödüllü deneme yazma yarışması formatında. Dört kişilik bir ekip ile haftalık bir konu belirliyoruz ve o konu hakkında deneme yazma talebimiz oluyor. Gelen denemeleri okuyup derecelendiriyoruz ve sıralama yapıp çeşitli ödüller veriyoruz. Bu projeden amacımız insanlarımızın okuduklarını, anladıklarını yorumlayıp iyi şekilde ifade etmelerini teşvik etmek. Başarılı da oluyoruz. Hayata geçirdiğim birçok sosyal sorumluluk projesi oldu. Hüzünlendikçe projelerime yenileri ekleneceğini ümit ediyorum.

BİR SONRAKİ HABER İÇİN AŞAĞI KAYDIRINIZ...

Önceki İçerikAdana’daki Faciada Her Şeyi Anlatan Söz: Tek Seçeneğimiz Burasıydı
Sonraki İçerikAdalet Bakanlığı, “Cezaevinde Domuz Bağıyla İşkence Yapıldı” İddiasını Yalanladı