‘Hainlerin ardında CIA ve Pentagon varsa…’

MHP lideri Devlet Bahçeli, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinin arkasında CIA’nın olduğu iddialarının yoğunlaştığını belirterek, “Hainlerin ardında CIA ve Pentagon duruyorsa, karşımızda çok ciddi bir sorun var demektir” ifadesini kullandı.
428

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, yıllarca TSK’ya ahlak ve yasa dışı yollarla sızan ve sirayet eden FETÖ’cü alçakların, en sonunda Türk milletine silah doğrulttuğunu, mermi ve bomba yağdırdığını bildirdi.

Asker kamuflajına bürünmüş Pensilvanyalı katillerin, Türkiye’yi ateşe vermek, vatana kast etmek, millete kıymak amacıyla Türk tarihinde çok nadir görülebilecek bir ihanet ve rezalete imza attığını belirten Bahçeli, “FETÖ’cü kalkışmaya karışan kim varsa, bu hain teşebbüse kim ortak olmuşsa ismi, unvanı, mevkisi ne olursa olsun Türk askeri değildir, asla da olamayacaktır. Türk askeri şereflidir, onur sahibidir; vatan ve millet sevgisinin bedelini de gerektiği zaman canıyla, kanıyla ödemektedir. Şerefsizden asker olmaz, olana da asker denmez. Buna rağmen, aklını kiraya vermiş, ruhunu Pensilvanya’daki efendisine devretmiş, sonra da dönüp suyunu içip ekmeğini yediği ülkeye namlu çevirmiş bir onursuz ve omurgasıza Türk askeri demek vebaldir, günahtır, bühtandır” ifadesini kullandı.

Bahçeli, hain ve hasmane emellerin yıllarca din kisvesi altında ürediğine, himmet ve hidayet adıyla kuytu köşelerde gizlendiğine, güçlenip ortaya çıkmak için uygun zaman ve zemini kolladığına işaret etti. Manevi duyguları sömüren takiyye ustalarının aslında direkt kiliseye hizmetkarlık yaptığını vurgulayan Bahçeli, oradan emir ve icazet aldıklarına dikkati çekti.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda dinler arası diyalog uydurmasının projelendirilip senelerdir servis ve propagandasının yapılması da boşuna değildir. Erzurumlu bir vaiz, Türkiye düşmanlığı konusunda eğitilmiş, şakirtleri maklube yiyerek, ışık evleri ismiyle açılan karanlık meskenlerde örgütlenerek melanet gergefinde vatana ihaneti dokumuşlardır. FETÖ’cü teröristler, üçüncü bin yılda Asya’nın Hıristiyanlaştırılmasına hizmetle görevlendirilmiş, Kürdistan’ın doğumunu hızlandırmak için tembihlenmiş insan ve inancın yüz karalarıdır. Yıllar içinde, FETÖ’cü hainler Türk devletinin kritik ve stratejik noktalarına özenle taşınmış ve yerleşmişlerdir. Bu bir kuşatma harekatıdır ve kaleyi içten çökertme hazırlığıdır. Türkiye ile hesabı olan, Türk milletinin tarihsel kimliğinden rahatsız olan çevreler, teröristbaşı Gülen’i koz olarak ellerinde tutmuşlar; bir canlıdan, sözde bir dini grup ve cemaatten şiddetli bomba imal etmişlerdir. FETÖ’cü terör çetesi kimin işine yarıyorsa, kimin hedeflerine uyuyorsa onun tarafından silah gibi kullanılmıştır.”

“FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ DÜŞMANIN TA KENDİSİDİR, DİN VE İMAN MUHALİFİDİR”

Devlet Bahçeli, farklı dönemlerde nice darbe ve ihtilal denemeleri olduğunu, ancak hiçbirinin 15 Temmuz musibeti kadar bu milleti sarsmadığını belirterek,“15 Temmuz bir işgal teşebbüsüdür ve bunun tarafları 1919’lu yıllardaki emperyalist komplonun uyuyan hücrelerinden başkası değildir. FETÖ terör örgütü düşmanın ta kendisidir, din ve iman muhalifidir” dedi.

FETÖ terör örgütünün, Müslüman Türk milletinin ilelebet lanet ve bedduayla anacağı ihanet oluşumu olduğuna değinen Bahçeli, terör örgütünün, devleti ele geçirip tüm güvenlik kilitlerini kırarak Türkiye’yi parçalamayı amaçladığını ifade etti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, OHAL’in, Gazi Meclisin iradesini askıya alma, yok sayma şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirterek, “FETÖ terör örgütünün ve bunun yanında duran her türlü zararlı ve hıyanet oluşumların tamamıyla temizliği için OHAL bir yöntem, bir vasıtadır” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

”FETÖ terör örgütüyle OHAL kapsamında etkin ve çok boyutlu mücadele ederken dikkat edilmesi ve altı özenle çizilmesi gereken hususlar vardır. Askeri ve sivil bürokraside toplu görevden almalar yapılırken, kesinlikle sağlam delil ve belgelere dayanmak esas olmalıdır. Paralel devlet yapılanmasının tüm unsurları tespit edilmeli, her yönüyle analiz edilerek araştırılmalı ve hepsi birden adaletin önüne çıkarılmalıdır. Bu yapılıyorken, masumların hakkını gasp etmek, suçsuz, günahsız insanımızı mağdur etmek en az terör örgütünün zalimliği kadar tehlikelidir. Aldığımız yoğun şikayet ve eleştiriler, vatanını ve milletini canından aziz bilen kardeşlerimizin de FETÖ terör örgütüyle aynı kategoride ele alındığı yönündedir. Bu doğru ve hakkaniyetli görülemeyecektir. Her ülkücü, ‘ya devlet başa ya kuzgun leşe’ diyerek kutlu bir fikri maziden gelen Türkiye sevdalısı Türk milliyetçisidir. İdari ve kanuni tasarruflar alınırken mazlumlara ilişilmemeli, onların hak ve insanlık onurları çiğnenmemelidir. Bu yalnızca ‘ben ülkücüyüm’ diyenlerle de sınırlı değildir. Toplumun her kesimi kaygılı ve huzursuzdur. 15 Temmuz ihaneti zaten yeterince korku yaratmıştır. Hükümetten beklentim, FETÖ terör örgütünün kökünü kuruturken, suçluyla suçsuzu birbirine karıştırmamasıdır.”

“TSK’NIN HİYERARŞİK YAPI VE OMURGASI ÇOK HIRPALANDI”

Bahçeli, TSK’nın hiyerarşik yapı ve omurgasının çok hırpalandığını bildirdi. Askeri sistemin yeni baştan, mutlaka sadakat öne alınarak takviyesinin asıl ve zorunlu görülmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, “Peygamber ocağı; din tacirlerinin, içi dışı fitne fücur olanların değil, samimi, devletinin ve milletinin çıkarlarını kişisel menfaatlerin üstünde tutan fedakarlık timsali kardeşlerimizle layık olduğu mertebelere çıkacaktır” dedi.

Devlet Bahçeli, yıllarca pırıl pırıl milliyetçi, ülkücü ve vatanseverlerin bürokrasiden dışlandığını, eziyet ve suçlamalara maruz kaldığını anlatarak, FETÖ’cülerin dava arkadaşlarına olmadık oyunlar oynadığını, görevlerinden aldığını, kul hakkı yediğini belirtti.

“Önce Türkiye, önce Türk vatanı, önce Türk milleti demedikten sonra; allame olunsa ne yazacak, alim ve arif olunsa ne olacaktır?” diyen Bahçeli, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne batılı ülkelerin kesin bir tepki koyamadıklarını anımsattı.

Bahçeli, darbe sürecinin arkasında CIA’nın olduğu iddialarının yoğunlaştığına dikkati çekerek,şunları kaydetti:

“ISAF Komutanı bir ABD’li generalin FETÖ darbe girişimini hazırlayan ve yönetenler arasında bulunduğu dillendirilmektedir. Bu ABD’linin 15 Temmuz öncesinde, Türkiye’ye 2 defa gizlice geldiği, Erzurum ve Adana İncirlik Üssü’nde sır dolu görüşmeler yaptığı konuşulmaktadır. Şayet bu iddialar doğruysa, yani hainlerin ardında CIA ve Pentagon duruyorsa, karşımızda çok ciddi bir sorun var demektir ve ABD bunun altından kalkamayacaktır. ABD, 15 Temmuz’un içindeyse ve İncirlik üzerinden devreye girmiş ise bunun doğal sonucu olarak iki ülke arasındaki dostluk ve müttefiklik ilişkisi vahim düzeyde hasar görecektir. Bu demektir ki ABD ve küresel güç merkezleri Türkiye’yi iç savaşa sürüklemeyi planlamaktadır.”

BİR SONRAKİ HABER İÇİN AŞAĞI KAYDIRINIZ...

Önceki İçerikBaşbakan Yıldırım: Boğaziçi Köprüsü’nün Adı “15 Temmuz Şehitler Köprüsü” Olacak
Sonraki İçerikYıldırım, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda